19 Ağustos 2016

Güzel Dünyam


Çok bencileyin bir hayat değil benimki.Bünye meselesi fıtratıma tüküreyim çok bencil olamadım hiç...Seviyorum ama bencil insanları.Şahsen sende olmayanı isteyen değiştirmek isteyen varlıklarız biz...Bu lafımada çok gülerim 1979 larda nasıl bir perma isteği  gelmişse İstanbul un kadınlarına Kuzguncuktaki kuaförlerin önünden geçerken oksijen maskesi takacak kadar yoğun perma ilacı kokusu gelirdi. Bizde olmayanı topluca tamamlamaya çalışmamalıyız aslında sonra hepimiz aynı tip oluyoruz :))) İşin sırrı yakışanı istemekse demek ki pek bencillik yakışmayacakmış zaten bana.

Kocaman bir kalbi kırklı yaşlara kadar duvardan duvara hoyratça çarpınca biraz da prozac ın etkisiyle toparlamaya başlıyorsun yavaş yavaş...Bok mu varmış her şeye ota boka ağlamışım diyorsun evet kendinle yüzleşmen biraz mide bulandırıcı tanımlara dayandırılabiliyor ama o diptelik halinden dipten güç alarak çıkabileceğinide o zaman anlıyorsun...

Biryerlerde okumuştum yüzde gülme mimiği yapınca ister istemez mutluluk hormonu salgılanıyomuş külliyen saçma...Bir gün denedim denemedim desem yalan olur hangi hormon salgılandığını bilemiyeceğim ama ertesi gün yanaklarım çok acımıştı.Gülmek eylemi okadar basit olmuyor içten gelmesi gerekiyor zaar hormonda buna muteakiben ( ki bu kelime müteakiben mi yazılıyor bilemedim şimdi ) geliyor...

He ne demiştik bencil olamadım, çoğu zaman bunu eksi haneme yazarım.Ama kırkımdan sonra " hayır " demeyi öğrendim.Hayatımıza ilişik olan sıkıntılara kamu spotu gibi bir ruha bürünüp " Hayır " dedim.Sadece doğru yerde doğru duruşu sergilemeyi başarabiliyorum artık içimdeki yardım modülünü de kapatıyorum ara ara...Kardeşim ben bu dünya ya bu sebeple gelmedim empati benim karakteristik çıkıntım gibi oldu ...Birinin bir yeri ağrıyor çare olabiliyorsam oluyorum olamazsam aynı ağrı bende de oluyor.Yuh diyorum kendime Yuh ya! Mesela beni doktor olarak düşünsene mesleğimin en parlak çağında derde deva olacam diye kendimi helak edip ölmüşüm cenazemde millet gülmekten bayılırdı  herhalde...

Geçen gün şeyi düşündüm ya kırkımdan önce öleydim bir sürü içsel hesaplaşama, yüzleşme yapılmamış, hayata karşı duruş geliştirilmemiş ve ölmüşüm ne kadar gıcık bir durum hele ki Deniz Baykal hala eros heykeli gibi dolaşırken ben ölmüşüm peh!

Neyse bende kolları sıvadım tabii çocuklarıma elimdeki, beynimdeki tüm verileri yüklüyorum düşünsene benim ilk cep telefonum yirmili yaşların ortasında olmuştu onca tuşu işlevi beyin o yaşta almıştı eeee! şimdi kızımın elinde akıllı telefon var ( gsm kartsız) o zaman hayat kodlaması için geç kalınmamalıydı ...

Egeberkte işim kolaydı arkadaşlarım geçenlerde dedi " hayalindeki erkeği yaratmışsın " kibar, beyefendi ve zeki ...Eskiden erkek anneleri için şunu düşünürdüm sanırım eşleri ile kurmadıkları ilişkiyi dertleşme bağbında oğullarıyla kuruyorlar ve sonrasında başka bir kadınla paylaşamıyorlar.Vallahi öyle birşey yokmuş anne insanında bu erkek evlada karşı olan bağlılık zamanla kuvvetlendiği için şahsen bende oğlumun evlenmemesi taraftarıyım ....Elin piiiiis kızı oğlumla arama girmesin hiiiç işim olmaz....off! kaçınılmaz son benide vuracak biliyorum oğlumun bir kızın kalbini kırmayacağını biliyorum çünkü O nu ben yetiştirdim.Anaokulundaki öğretmeni demişti " oya gibi işlemişsiniz oğlunuzu " evet ben işledim yavrumu ne için düzgün bir adam olsun, centilmen olsun diye, la kendi bacağıma sıkmışım ya ben! 

İşin latifesi bir yana herkes güzel güzel kendi hayatını yaşasın...Kimse üzülmesin kırılmasın diye değil kendileri için kendi tercihlerini yaşasınlar evet hatalar olabilir, kalp kırıklıkları olabilir ama onlar olmadan da olgunlaşamayız ki yahuu...

Güzel dünyamın güzel insanları ve benciller herşey dilediğinizce olsun ....

Portakalmavisi
Ebru













4 Mart 2016

Carol Rossetti'nin Türkçe illüstrasyonları

Carol Rossetti'nin cinsiyetçiliğe karşı çizmiş olduğu illüstrasyonları, şimdi de türkçe uyarlaması ile...
BedenimizKimliğimizBizimdir !





















25 Aralık 2015

Sorunları Büyütme Cumhuriyeti


Öyle he deyince sakileşemiyor aslında insan...Ne yani bir " he " düğmemiz olsa herşey düzelecekmiydi...Hoş düzelecek olsa Yaradan bir " he" düğmesi düşünürdü elbette.

Kocaman bir sigara olsun istiyorum bazen hani molasına çıktığında değecek kadar zamanın olabileceği..Ne bileyim insan bazen böyle oluyor işte.İlişki yaşarken en sinir edici nokta işyerindeyken aranılıp terso konuşmalarda laf sokamama krizi oluyor aslında.Herkes kendisini bilir kardeşim söylüyorum yüz kere bir plan yapılmışsa gece için ve sen bunu iptal edeceksen bana geçerli bir şeyler söyle .Sevgili kontenjanında var bu durum yani adamlar bağlılık geliştirmediğinden canları istediğinde senin için önemli olan programları " Tatlım, canım , bir tanem,  söz verdim şimdi adam eksikleri de varmış halı saha maçı vallahi başka bir durum değil" diyerek mahvedebiliyorlar...hem o baştakı güzel sözler kalmıyor akılda biliyormusun halı ve saha kalıyor akılda en çokta bir halı saha maçına satılmak kalıyor, öküz kalıyor akılda o cümleleri sıralayan ama "romantik olmayı ben beceremiyorum" diyen adamın tırsık hallerinde sıraladığı güzel sözlerin bir öküzün ağzından çıkan kelimeler gibi olması kalıyor.beş dakika konuştuk aklımda bunlar ve atamadığım tribim kaldı...Bu akşam benim için neden önemliydi ki hımmm! düşünelim bak sinir geçmeye başladıkça dimağda açılıyor.Otuzlu yaşlarının başında olan bir kadın bazen heleki sonbaharlarda duygusallaşıyor kardeşim.Seni belki hayatımın merkezine koymadım ama herşeyi silip onca arkadaşlarla katılınılan aktivite dolu programlardan sonra uzun zamandan sonra ilk defa başbaşa kalacaktık...Hayır bana birde " adam eksiği varmış" diyor öküz eksiği olmasın o ...Amaç ter atmaksa hepinizi toplayıp tarla sürdürseler ya! hoş tarlada kalmadı ya samanı bile dışardan alıyormuşuz ( yazar burda ülkenin durumuna parmak basıyor ) ...

Neyse akşam olunca eve geldim ne yapıcam böğüre böğüre oynan o maçı mı izlemeye gelicem...walking dead in izlemediğim bölümlerini izlerim...

İstanbul Anadolu yakasının güzide Bağdat caddesine birinci paraleldeki evimize teşrif ederken ben köşedeki çiçek satan Karanfil ablamıza uğradım...Esmer vatandaşlarımızdan olan Karanfil ablamız mütemadiyen öküzün eli kadın tutan cinsinden olan kocasından tutarlı bir şekilde şiddet görüyor.Bir gün ağlıyordu mahallemizin kadınları O na sarılmış teselli etmeye çalışıyor Karanfil abla morarmış gözünden akan yaşları silerken " bizim ilişkimiz bu (h)al almış ya bizim ilişki şeklimiz bu olmuş" dedi.Kadın abi okumasada içgüdüsel hayat değerlendirmelerini yeri geldi mi yapar.Karanfil ablanın pislik kocası sabahları siteyşın vagon arabasıylan çiçek getiriyor bazen arabada uyuyor Karanfil abla gelince tezgahı çiçeklerle donatıyorlar.Pislik herif kadını bırakıp altında sıteyşın vagon arabasıylan İstanbul un sabitlendiği kahvehanelerinde Ok e dönüyor.Hiç düşünmüyor bu kadın ne yiyor ne içiyor nereye işiyor pislik herif ....Farkındayım bu arada Bay İ. ye olan sinirimi Karanfil ablanın kocası adı bilmem ne olan şahsa yönlendirdim ama deyinemeden de geçemedim.Benim O adını bilmediğim herifin siteyşın vagon arabasını çizmişliğim bile var.Tırsakça biliyorum ama " senden ötürü beyaa!" diye de dikilemedim önüne çünkü Karanfil ablanın üzerindeki uygulama ları konusunda uzman olduğunu fazlaca görebiliyorum...

Evde sıcak çorba var daha içeri girerken ısısını hissederim ben çorbanın.Kremalı domates çorbası...Üst katımda oturan sevgili teyzem ben gelmeden yemekleri bazen böyle aşağı indirir.Sanırım arkadaşları ile izleyeceği dizisi var yoksa kendisi de olurdu ...

Bir kadın ne ister ki dedim kendi kendime içini ısıtacak bir çorba...Yanan bir soba ellerini ısıtabileceği istediği kadar yanında oturabileceği.Hoş soba da kalmadı geçen gün bir yapı markete gittik teyzem kuzine alalım diye tutturunca ne yapalım iki kadın gönlümüzü ısıtacak bir kuzine alalım dedik.:))))

İlişkilerde kadındaki trip mekanızmasını devreye sokan şey ya bencilliği ya da ayrılma yolundaki bebek adımlarıdır.Seven kadın trip atmaz ...Söyliyeyimde bilin ....

Devamı olacak....

11 Ekim 2015

Acılı ekmek


ACILI EKMEK TARİFİ

Hamur Malzemeleri

  • 1 su bardağı süt
  • 1 su bardağı su
  • Yarım su bardağından biraz fazla zeytin yağı
  • 4,5 su bardağı un
  • 20 gr. yaş maya (bir paketin yarısı) Kuru maya kullanacaksanız 1 yemek kaşığı yeterli olur.
  • 1.5 tatlı kaşığı tuz
  • 1 yemek kaşığı şeker

Üst Malzemesi

  • 1 büyük soğan
  • 1 adet kırmızı biber
  • 1 yemek kaşığı biber salçası
  • Yarım yemek kaşığı domates salçası
  • 1 yemek kaşığı kuru nane veya 1 tatlı kaşığı kekik
  • 2 yemek kaşığı susam
  • 1 tatlı kaşığı kimyon
  • 1 yemek kaşığı acı pulbiber (İsteğe bağlı)
  • 1 çay bardağına yakın zeytinyağı

30 Eylül 2015

Bayram'da marmaris




























Edacık okula başladı

28 Eylül 2015 sevgili kuzumun okula başladığı gün olarak tarihe geçti.Abisi 11/A miniğim 1/A ...Öğretmeninin ismi Birgül hanım. Kuzucuğum inşallah hayatında kazanacağın başarıların temelini atarken hep Mutlu hep azimli olursun...






16 Eylül 2015

Desinler....


Küçüktüm sanırım üç yaşlarında falanım babaannem kışın karda halı yıkamış üstüne yetmemiş kuyruk yılları et-balık kurumunda kuyrukta beklemiş aylardan Kasım... Üşütmüş çok üşütmüş sonra hastalandı vefat etti.Öldükten sonra evde konuşuyordu komşuları " kirli torbasından bir tane kirli mendili çıkmadı" diye... O yıllarda kirli sepeti yokmuş zaar insanlar banyo kapısı arkasına kirli çamaşırları koymak için kumaştan torbalar koyarmış...çok konuşulurdu babaannemin temizliği " kadın ölünce kirlisi, erkek ölünce borcu kalmamalı" diye büyütüldüm. Pis olmak aile soyunda ellerinde fazla yıkamadan egzama olan erkeklerin olduğu bir kız için zaten düşünülemezdi... Niye ki? Konu, komşu , sülale üçgeninin hayatımıza sızması ilk böyle oluyormuş . 
Evlendim verilen aile emirleri biraz şekil değiştirdi azalacağına hem de artarak...o zamana kadar olanlar zaten düzgün, derli toplu bir bayan olmama yetmezmiş gibi...
Annem " sen çalışan kadınsın her sabah yatağını kapat evden öyle çık, kirlide çamaşırın kalmasın, mutfağında tezgahta kirliyi bırak yıkanmış ama kaldırılmamış tabağın bardağın kalmasın insanız dışarda başına birşey gelir ölsen kurtulamazsın birde ben öldürürüm seni.."hö"

Şimdi anımsamadığım ama yapmayınca içimin rahat etmediği görselde küçük detayda çok söylemlik şeyler işte... en son 68-75 kuşağı böyle yetiştirildi.. Konu komşuyu takmadan hayatını idam ettirenler 75 ten sonra doğanlar. O nesillerin anne baba çalıştığı için tek başına birey olma ve yaptırımlara karşı durma refleksi daha sağlıklı gelişti.

Bu 78 liler, hele 80 sonrası doğanlar gamsızlıkları ile 100 yaşlarına kadar yaşarlar hatta ölüp geri bile gelebilirler...Ve ben hepsinin hayranıyım... 

Oğluma hayatı anlatırken söylemlerime aile büyükleri dışındakileri pek katmıyorum katmak isteme girişimlerimi zekası ve rahat duruşu ile öyle cevaplar verdiki 26 yaşımda burnum aka aka sabahın köründe işe giderken evi temiz bırakma adına kendimi hırpalayış hallerime üzüldüm... Ölürsem hani komşular arkamdan laf etmesin diye...

Eskiden çok kalabalıktık komşuluklar, aile v.s. Ama bir samimiyetsizlik te vardı.o yılların züğürt avuntusu " bir elin parmakları bile aynı değil" çok karakteri bozuğu o toplumlarda haksız yere yer sahibi yaptı...

Evet şimdi hepimiz biraz daha yalnızlığımıza çekiliyoruz ve daha küçük gruplarda hayat buluyoruz eskinin samimiyetsiz mutlulukları güzeldi çünkü bizlerin kalbi güzeldi...yine de merhabaları esirgemeyelim birbirimizden doğru davranış sergileyen, saygılı çocukları baskımızla darlandırmayalım...

Yüzümüze her gülene değer verdiğimiz için yediğimiz darbelerden kırık kaldık birazda ve ben Oğlumla öğreniyorum bazı şeyleri " desinler anne evvelinde ne yaşadığını, kalbinden ne geçtiğini bilmeyen insanlar ne derlerse desinler" Desinler anasını satayım dedim ne derlerse desinler... 

Kızımın bir tacı var pembe ve bir gül var üzerinde kocaman dışarı çıkarken kokoş demesinler diye taktırtmadığım birdaha bu yaşında olmayacak taksın dedik çocuğun mutluluğu herşeye değerdi....

kimse için değil çocuklarım için değer verdiğim insanlar için hayatı önemli kılmak birşeyler katmak ,tanımadığım çevrenin baskıları olmadan yaşamak ...

Mutlu olun ama dikkatli olun topluma yayılabilir :))))

Ebru G.G.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Portakalmavisi bir; hüzünleri dibine kadar yaşamadan terketmeyen, sonrasında da ardına dönüp bakmayan hüzünbaz zamanlar cambazı....

pin

yukarı