7 Mayıs 2015

Çatlak kurabiye


Kakao krizi tutanlara güzel bir tarif..
MALZEMELER:
 
* Yarım su bardağı kakao
* 2 çay bardağı toz şeker
* 1 çay bardağı sıvıyağ ( fındık yağı kullandım)
* 2 yumurta
* 1 su bardağı un
* 1 tatlı kaşığı kabartma tozu
* 1 fiske tuz
* 1 çay kaşığı sıvı vanilya ya da bir paket vanilya
* kurabiyeleri bulamak için bir kase pudra şekeri
 
Su bardağı büyük boy 250 ml
Çay bardağı standart- küçük boy
 
 
YAPILIŞI:
 
- Kakao, şeker,vanilya ve sıvıyağı derin bir kasede karıştırın. 
 
- Yumurtaları teker teker ilave ederek mikserle çırpın.
 
- Un, kabartma tozu ve tuzu da ilave edip karıştırın. Hamurun kıvamı hafif ele yapışacak şekilde olacak. Hamurun üzerini strech filmle örtüp buzdolabına kaldırın. buzdolabında en az 4 saat bekletin.
 
- Tepsiye yağlı kağıt serin. Fırını 160 derece ısıtın. 
 
- Hamurdan tatlı kaşığı dolusu parçalar koparın. elinizle hızlıca yuvarlayıp pudra şekeri bulunan kaseye koyup kaseyi sallayarak her tarafını pudra şekerine bulayıp tepsiye dizin. Üzerlerine bastırmayın, yuvarlak toplar olsun. Hamura  şekil verirken biraz elinize bulaşabilir. Arada bir yıkarsanız daha kolay çalışabilirsiniz. Çalışamayacak kadar cıvıksa çok az un koyabilirsiniz.
 
- Önceden ısıtılmış fırında 10-12 dakika pişirin. Daha uzun tutmayın kuruyup sertleşebilirler.

22 Şubat 2015

Mavili nin bebekleri oldu...

8 Şubat 2015 saat 18:30 da başlayan doğum 20:30 da sonlandı...Doğum yaptığı yerde mumlar yakıp elimden geldiğince yardımcı olmaya çalıştım...Tam altı yavrumuz oldu.Son doğan bebeğin plesentası henüz içindeyken kordonu kopardığından o bebek başaşağı gelmediği için ciğerindeki su boşalmadığı için sadece üçgün yaşayabildi...Bebeklerin 10 cu günde gözleri açılmaya ve kendilerini yalar gibi hareketler yapması beni benden alıyor...İşte bebeklerimiz...






Martılar


Ölünce dedim martı olacağım...Neden? dedi merakla ..".Kızdığım insanların arabalarına pisleyeceğim ..."...Kocaman kalabalıklarda kanat çırpacağım canım çekecek adaya uçacağım, belki Eminönü vapurunun peşine takılacağım ve belki yan gelip Haydarpaşa Garının çatısında yatacağım ama illaki uyuz olduklarımın arabasına pisleyeceğim...

"Maldan, mülkten daha çok sanata ve düşünceye önem veren herkesle uçacağımda o yüzden" dedim...En güzel kahkahaları atacağım İstanbul semalarında ve sen bileceksin ki ben en mutlu olduğum yerdeyim...Deniz manzaralı göklerde grin ifade simgesi....
Martı seven Ebru 





15 Şubat 2015

Özgecan yürek yarası


Güpegündüz olması ne farkeder İstanbul un orta yerinde Kadıköyün göbeğinde nekadar idealist bir kadın olursan ol beş yaşında çocuğunun eline öyle bir yapışıyorsun ki ne çocuk anlıyor bu kıskacın sebebini ne de sen kendine yakıştırıyorsun ama doğal olmayan hayat süreci maalesef bizi buna itiyor.Kocaman gözleri ile bakıyor kızım yüzüme " ben yapabilirim anne","ben kendim yürüyebilirim anne " ...Evet herşeyi elbette kendin yapabilirsin ama kendi tekelinde olmadan birileri izin verdiği müddetçe özgürsün bu ülkede...

Senelerce başım önüme eğik yürümemle mücadele ettim ben.Dünyanın hangi şehrinde kızlar buna zorlanıyor...Üst katımızdaki ailenin kızları okula gidip gelirken önünden geçtiği televizyon tamircisi dul bir adam musallat olmuş.Neymiş kız fizik olarak büyük gösteriyormuş.Apar topar evlendirdiler liseden sonra.Neymiş başına bir fenalık gelmesinmiş...Küçücük bir kızdım zaten askeri ortamda yetişmenin getirdiği kendini erkek sanmalardan ki sünnet olacağımı ve askere gideceğimi sanırdım bu kızların başına fenalık gelmesi olayını pek kavrayamamıştım...Sanırım ilk öğrendiğim önüne bakarak yürümek, sokakta sakız çiğnememek , saçların uzunsa salık dolanmamak, sallanan, parlayan takılar takmamak...Sonunda ergenliğe girdiğim zamanları anımsıyorum bedenim bir günah tüneline sürükleniyor gibiydi...Oysa dün kısa pantolon ayağımda spor ayakkabılar başımda kepim bisiklete binip dolanıyordum...

Babamın asker olması bir yana İstanbul Fatih Karagümrük te yetişmiş olmasıda işin içine girince babasıyla güreş müsbakalırına , vizyona giren boksörlü filimlere giden, çok afedersiniz erkek gibi kamet getirip namaz kılmaya kadar uzanan bir erkek gibi yetiştirilme durumum oldu...Aslında babamı anlıyorum bu ülkede ancak erkek gibi davranırsam daha güçlü olacağımı düşünüyordu sanırım...Aslında bir anne hiçbirşeyden tiksinmez, herşeyi öğrenmelidir diye nerde kimin yarası varsa pansuman yaptırtıp bu gün gözüm kapalı çocuklarımla ilgili herşeyi tekbaşıma halletmemede temel oluşturmuş...

Bu ülkede maalesef yüreği dağlayan Özgecan olayında da anladığımız üzere kız çocukları çok daha fazla özenle yetiştirilmeli...Peki biz aşırı korumacı davranırken onların özgüven gelişimi ne olacak...

Yapılması gerekenler bellidir.Eğitimde devrimle dört koldan işe başlanmalı ....Bilinçli salaklaştırılan bu toplum artık uyandırılmalıdır...Sosyal hakları öğretilmeli ve dinin hiçbir parti tekelinde olmadığı , yönetim sistemimizde vaad edilip verilen gibi gösterilen şeylerin aslında sosyal hakları olduğu öğretilmelidir...

Kadın cinayetleri, genç kız cinayetleri, çocuk cinayetleri derken olay yeni doğan kız çocuklarının yokedilmesi boyutuna gelecek diye endişelenmemek elde değil...

Özgecan a yapılanlar bir insanlık vahşetidir...Hiç bir hayvan içgüdüsel bile bukadar vahşi olamaz ki bunu birde beyni olduğunu düşündüğümüz canlı yapıyor...

İdam kararının tek partili bir dönemde çıkarılması taraftarı değilim yapılması gereken bu adamların hadım edilmesidir diye düşünüyorum...

Allah sana rahmet eylesin güzel kız, mekanın cennet ruhun şadolsun...Anneciğin ve babacığının kursaklarında kalan hayatla nasıl yaşayacaklarını bilemiyorum ama kendi yavrum için daha güvenli bir ülke istiyorum..


Portakalmavisi kabus zamanları...

2 Şubat 2015

Blog fotoğraflarınıza "Pin it " ( Pinterest ) butonu eklemek....


Yapılacak işler gayet basit....

Blogger > Kumanda Paneli >Yerleşim > Gadget Ekle > HTML/Javascript seçeneklerini sırasıyla seçerek, açılan bu alana aşağıdaki kodu yapıştırıyoruz.



Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Portakalmavisi bir; hüzünleri dibine kadar yaşamadan terketmeyen, sonrasında da ardına dönüp bakmayan hüzünbaz zamanlar cambazı....

pin