18 Haziran 2012

Sabun kokan babam

Böyle karşısına oturdum dizlerimin üstüne, sehpanın üzerine benim için hazırladığı 'Cumhuriyet' gazetesinin harflerini düzgün bir şekilde kesiyorum...Henüz ilkokula başlamamış olan ben okuma yazmayı bilmez görsel hafızayla beynime raptiyelerdim bazı yazıları...Mesela Cumhuriyet, gırgır,heidi nerde olsa zımba gibi çakıyorum. Bildiğim içinde sevindirik oluyorum...Ama bu iş ciddi Cumhuriyet gazetesinin baş yazısı dikkatlice gazeteden kesilmiş ve önüme harfleri kesilsin diye konulmuştu.

Babam küçük küçük abra kadabra ilizyonları ( baktım sözlükten doğru yazıyorum 'ilizyon' )  yapmayı severdi.Böyle paraları yok eder ordan burdan çıkarır, başparmağının üzerindeki kağıt parçalarını ' ını nııın ' diye diye başka parmaklarına atlatır ' baba nasıl yaptın böhüüüü' diye beni saatlerce peşinde dolandırırdı.

Harfleri kestim dikkatlice topladım  verdim.Gözlerimin önünde kağıtları ağzına attı. Çiğnedi çiğnedi çiğnedi sonra yuttu ve derken tekrar kağıtlar ağzına gelmiş gibi yapıp bana katlanmış bir parça kağıt verip açmamı söyledi.Vallahi tükürüklü mükürüklü hiç umrumda değildi, açtım kağıdı suratım her ' ını nııın ' daki gibi hal almıştı biliyordum. Ellerimde tuttuğum kağıdı kendim kesmiştim oysaki harf harf ama işte kocaman sapasağlam ' Cumhuriyet ' yazısı....' nasıl yaptın baba ' dedim, ' Cumhuriyet kolay kolay yenilip yutulmaz ' falan gibi birşeyler söyledi yanımdan uzaklaştı.Kuruttum o kağıdı hala hilenin peşindeyim ve diğer kuruttuğum şeylerin yanına koydum.Erik çekirdekleri, zeytin çekirdekleri, yaramın kabuğu ve cumhuriyet yazısı...

Biz babamla diğer baba kızlara göre biraz mesafeliydik ama hiç kimsenin babasıyla biriktirmediği anılar biriktirdik biz.

Küçücük kızdım askeri okullar arası güreş turnuvasına götürdü beni.Haydaaa! herkes oğluyla gelmiş, erkek kardeşiyle gelmiş gerçi bananeydi o yıllarda bundan, ben yerde debelenen adamları çözmeye çabalıyordum :D

Kurban bayramlarında Kıbrıs çıkarmasında sıyırmış asker arkadaşları ile kurban kesmeye benide indirirdi ve hep kıbrıs çıkarması EOKA(OKA Kıbrıs Rumlarının Enosis amacını gerçekleştirmeyi hızlandırmak için Birleşik Krallık idaresine karşı kurulmuştur. ) Bundan da bananeydi, ben babam kurbanın kanını alnıma sürmeden kaçma peşindeydim...

Vizyona nekadar boks filmi girdiyse gittik beraber.Rocky ler mesela sular seller gibiydi.

Bir dönem babaannem öldüğü zaman babam, annem ve amcam beraber yaşadık.Birinin ak dediğine biri kara diğeri lacivert diyen üç insan :D Tek ortak konumuz Beşiktaş yani futboldu ve bu da birşeydi neticesinde :D ...

Babam habire Cumhuriyet gazetesinden makaleler okuturdu bana .Rahmetli Rauf Denktaş ın babasıda öyle yaparmış anlamasa da kulağına yerleşsin diye .Hay bin lanet :D.Süper terlik fırlatırdı birde babam ...Beybaba terlikleri vardı hala saklar annem...Bende acı anıları olan o terlikleri ara sıra çıkarır severim...

Amcama sığınırdım çok sıkıldığım zamanlarda .Rengarenk bir ruhu vardı Nusret amcamın.Kanun çalardı mesela ve ney üflerdi.Projektör getirmişti babam yurtdışından. Annemin verdiği beyaz çarşafdan bize sinema yapardı.İngilizce çizgifilm seyreder, tost yerdik.Çocuklar kadar şendik. yani ben öyleydim zaten çocuktum...

Her babalar gününde duygularım  fazlasıyla yoğunlaşıyor...2002 den beri Erkan'ı koydum babamın  yerine. Ailecek O nu şımartıyoruz...Ama bu sene espirileri, karikatürleri ve sihir oyunlarıyla anmak istedim babamı...

En büyük ilizyonunu yapmış olsa da bana bu hayatta, bir gün yanına giderken kuruttuğum Cumhuriyet yazımla ve cebimdeki anılarımla kocaman sarılacağım O ' na ...Biliyorum bunu biliyor ve bekliyor...sabun kokan güzel babam...


Portakalmavi

Ebru...






2 yorum:

Dilek dedi ki...

çok güzel bir yazı olmuş portakal mavi , izliyorum blogunu...

My little Montenegro dedi ki...

@dilek, teşekkürler...

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Portakalmavisi bir; hüzünleri dibine kadar yaşamadan terketmeyen, sonrasında da ardına dönüp bakmayan hüzünbaz zamanlar cambazı....

pin

yukarı