3 Kasım 2012

Eda'nın istikrarına kurban gidiyorum HELP! :P


-Artık ben büyüdüm anne di mi anne ????
-evet kızım artık sen büyüdün kocaman abla oldun...

o gün günlerden güzel birgün idi...Hava serin dahi olsa insan kendisini güneşin gösteren yüzü münasebeti ile mutlu hissediyordu...Eda ile bankaya gidecektik hani şu turuncu aslan maskotu olan bankaya :P geçen sefer puset arabasına koyup götürdüğüm Eda bu sefer büyüdüğünü iddia ederek yürüyerek gelmek istediğini söyledi...

Bak ben ne salak ( hiç estağfirullah falan demeyin öyleyim öyleyim ) bir anneyim 3 yaşındaki çocuğun rol kesmesine kanıp içinde nasıl bir canavar barındırdığını hala kestiremediğim kızımla yürüyerek bankaya gitmek üzere evden çıktım...

- Annenin eli tutulur dimi anneciğim ben büyüm dimi anneciğim...
- evet Eda afferim bak ne güzel elimden tutuyorsun...

ne mutlu mesut bir 5 dakikaydı o yahuu! yürüdük yürüdük yürüdük caddeyi geçmememizi salık verecek ışıklara geldik...

-yeşil yanıcak dimi anne biz öyle geçeceğiz dimi anne ????

Allahım ağlamak istiyorum...Eda nekadar uslu nekadar bilinçli davranıyordu o an yeşil ışık hiç yanmasın ben yavrumla el ele o yol kenarında kalayım istedim yok be ben hala ordayım aslında gözümden mutluluk yaşları ha aktı ha akacak...

Yeşil ışık yandı hoplaya zıplaya karşı kaldırıma geçip biraz daha cadde üzerinde yürüdükten sonra aslanlı bankaya geldikkkkkkkk.

İçeri girerken hatırladığım halen elimi tutuyordu :D sonra sağ taraftaki bankodan ya da adı herne zımbırtıysa " gişe işlemleri " düğmesine basıp alttan kağıdı alıp elimde çekelediğimi hissettiğim yavrumla oturma bölümüne yönelip sıramı beklemeye koyuluyordum ki şu sesi duydum...

- BEN BASACAKTIMMMMM

-Hö! 

hemen uzun zaman önce geliştirdiğim taktik olan " salağa yatma " moduna geçtim"
- neye basacaksın yavrum???
-o dümeye ben bascaktımmm
-ama anneciğim o düğmeye küçükler basamazki anneler basar, büyük amcalar basar ( salak anne salak anne )
- ben büyüğüm ama anneeee bende bascam 
- olmaz anneciğim ( kibarlığıma hayranım ayrıca içimden edayı boğuyorum orası ayrı ) hadi otur anneciğim...
-hayır oturmıyacağım...
-"aha! b.ku yedin kızım" diyorum içimden ama hemen güvenlik görevlisini gösterip 
-Edacığım bak bu amca müsade etmez şimdi sen oraya basarsan eğer gişe işlemi numara atar amcalar boşu boşuna düğmeye basarlar dimi annecim olmaz
-Tüüüüüü ( burda bana tükürüyor )

yüzümü alel acele silip "anneciğim yapma ne olursun güzel kızım" diyorum ama üzerimdeki herşeyi çıkarıp çırılçıplak Atatürk caddesinde koşasım var o denli ateş sinir ne varsa basmış durumdayım...

-Eda bak aslan var bu bankada anneciğim diyorum...

Güvenlik görevlisine bakıp" bu adam mı besliyor O nu "diyor 

aha! o anda asma kattaki banka memurlarının bize güldüğünü gördüm...Ayakkabıyı fırlattım fırlatıcam...

Alt kata inen memure hanımı görüp yok alt katta bak bu abla onu beslemeye gidiyor diyorum o anda bankada ki televizyonda bankanın reklamı dönmeye başlıyor Eda ona seyre kalıyor...

"ting72" işte bizim numara ben gişeye yönlenirken Eda hala televizyona bakıyor tam gişenin barında reklam bitiyor " hay! bin kunduz " bu sefer yukarı sıçramaya çalışıyor 

"kucama al " diyor alıyorum barda insanlar yazı yazsın diye ped koymuşlar gene aslan resmi var ama kuyruk kısmı yetmemiş o yüzden resimde o kısım yok kucağıma aldığım anda elindeki 72 yazan kağıdı görevli memura fırlattı adam güldü ama asma kattakiler yarı bellerine kadar aşağı sarkmış bizi izliyorlardı :D 

- bu aaslanın kuyruğu yok heyyyy! dedi. adam bana birşeyler sorduğundan kendini aşağı indirdim adam imza atmam için kalem koydu bar a Eda bir atladı kalemi aldı adama geri fırlattı o andan sonrasını pek hatırlamıyorum aslında okadar utandım ki küçücük kaldım orda ...

Böyle durumlarda annem bir çimdik atardı biz susar pısardık ben çimdik atma taraftarı değilim atsan kaç yazar utanmaz birde neden çimdik atıyosun diye bağırır orda :D işlemleri hallettim bankadan çıkarken hala " "ben basıcaktım "diye kendini yırtıyor...yerlerde yuvarlanıyor...

Azıcık gönlü olsun diye toka almak için büyük bir mağzaya soktum saçına toka aldım, kolye istedi onu aldım birde yüzük bakarken ağzına attı aman yaman diyene kadar bir güzel yüzüğü yuttu ...hem aldıklarımın hem de yuttuğu yüzüğün parasını ödeyip dükkandan çıktık...

gene demin en mesut anlarımı yaşadığım trafik ışıklarında bu sefer pis taraftaydım...İçimden hayatımı birisine  "5 dakka  tutarmısın " diyip kaçma düşünceleri geçiyor...yüzüğüde yuttu görüyo musun :((( ağlıycam o kaldırımda otorup ...

O kadar da mutlu ki aynı neşeyle evimize geri dönüyoruz apartmanımızın arka tarafındaki sokaktan içeri girdik arka bahçede ihtiyarlar heyeti toplanmış birşeylere bakıp birşeyler konuşuyorlar...

Yaklaşınca anladık ki birisi bir sokak köpeğinin dört ayrı ayağından bahçenin korkuluğuna bağlamış ve ıpi kısa tutmuş hayvan ayağa kalkamıyor bir an göz göze geldik O nu okadar iyi anladım ki ...Kokoş teyzelerden birisi " çok manidar bir durum bu" diye hayvanın etrafında döneniyor diğer kalabalıkta ne yapsakta çözsek diye hayvandan korktuklarından yanaşamıyorlar...O teyzenin üzerine kusasım geldi bir an...

Olayın insana verdiği mesaj gerçekten çok alçakça bir durum olduğu üzerine ama esas köpeğin  aldığı mesaj çok acı...Ben yaklaştım çamaşır iplerinden birisini çözdüm Eda ya baktım o an okadar mutlu ki diğer bağıda çözdüm hayvan iki ayağının üzerinde baktım duruyor derken esnaftan biriside yardım etti köpek kurtuldu ...kokoş teyze hala olayın manidarlığı ile ilgili konuşuyor ...O an gene anladım ki" konuşmakla olmuyor önemli olan doğru uygulama evet" dedim Eda da da bunu uygulamalıyım " ahanda kız yok " koşa koşa apartmanın kapısına gittim "yere yatmış ben kazandımmmmmm" diyor...

"Evet" dedim içimden" ben pes ediyorum Eda sen kazandın"....

Birdaha 20 yaşına kadar pusetsiz bu kızı dışarı çıkarmamaya karar verdim :))))))


Portakalmavisi 

Anne düşlerinden...

Ebru...




2 yorum:

Pilli Petro dedi ki...

:-) guldum valla okurken çılgin bu kiz aslani besleyen guvenlikci guzelmis

Portakalmavisi dedi ki...

@Pilli Petro, umarım kendisi büyüdüğünde bunları okurkende güler...Teşekkürler yorum için...

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Portakalmavisi bir; hüzünleri dibine kadar yaşamadan terketmeyen, sonrasında da ardına dönüp bakmayan hüzünbaz zamanlar cambazı....

pin

yukarı