25 Eylül 2008

OTOPARKTA HIRSIZ VAR , ATAKLARI


Şimdi bu hani bir ara otoparklarda araçları yakıyorlardı ve araç hırsızlığı artmıştı bir ara konumuz ozamanlarda geçiyor...
İstanbulda Erenköyde sıkı bir caddenin üzerinde yaşıyorum ben.Apartmanımızın bahçesi fazlasıyla 10 katlı binanın misafir araçları ile ihtiyacını karşılayacak şekilde otopark...
Şimdi herşey ne güzel değil mi ? Ama apartman sakinleri sakat...Emekli hepsi kimi polis, kimi yargıç, kimi avukat, kimi öğretmen, kimi esnaf çoğu emekli ...
Bu artan olaylardan sonra otoparktaki projektörlü aydınlatmaya takviyeler yapılmasına karar verildi ve takviyelerle Micheal Jackson ın sahnesini andıran bir otoparka sahip olduk...Bir akşam silah sesleri duyduk ne oluyor anam demeye vakit kalmadan silah seslerinin arkadan otoparktan geldiğini anladığımızda hepimiz aşağıya çoktan inmiştik ve polis çağırmıştık :D ...O saygıdeğer amcalar pıjama,eşofman bizler şort gecelik üstü sabahlık falan elimize ne kapmışsak inmişiz ve güya cana geleceğine mala gelsindi dimi ahahah!!! Silah seslerinin ne olduğunu anlamadık ama bir kere kıllanmıştık ve poliste rahat olmamızı söylemişti.. Bazıları araçlarını otoparktan alıp işlek caddenin bizim apartman tarafına araçları parkettiler ve evlere çıktık bu arada yol tek yön ve 3 şeritli bir yol :D ...Saat gece iki gibi çok uzaktan frene basıp aracını öttüre öttüre ve savrula savrula birilerinin geldiğini duyduğumda geliyor çarpıcak aha araçlar gitti diye cama koştuğumda hakikatten iki sarhoşun birbirlerine çarpıp bilardo topu gibi bizim apartman sahiplerinin inci gibi dizilmiş araçlarına geçirişlerini canlı canlı seyrettim...Evet gene sokaktaydık...Allahım bu gece sabah olmıyacak mı???Polisler ve sarhoş kavgası derken sandalyelerde oturmuş...Arabaları yola parketmekle salaklık ettiler diye diğer kişiler hakkında güzel güzel dedikodumuzu bile yaptık :D ...Ne güzeldi sanki bu olaylar vesile olmuş apartmancak dostluk bağlarımızı en mahrem ev hallerimizle perçinlemiştik...
Ertesi akşam akıllı apartman görevlisi gündüz topladığı yaprakları arkada çöp konteynırında yakmaya başladığında her yeri duman sardığında bir çığlık duyduk araçları yakıyolarrrrrr Alaca karanlık kuşağı gibiydi gene aşağıya indik ve gene eşofman,pıjama,gecelik üstü sabahlık :Dve gene polis çağardık ahahahha!!!
Ben o haftayı hem yorgunluk hemde tebessümle anımsıyorum...Halimiz çok komikti...Süs havuzundaki su kaplumbağası Adnan kaybolduğu zamandan daha çok yorulmuş ama bir okadar çok gülmüştük...

4 yorum:

kutup zencisi dedi ki...

apartman ahalisi olarak aksiyona aç bir yaşam sürüyormuşsunuz sanırım ki, en ufak bir fırsatta bunu cümbür cemaat taşlı sopalı, temsili kurtuluş savaşı modunda dışavurmuşsunuz :)

en azından yaşlı amca ve tayzeler, bu adrenalin patlaması yüzünden kalp krizi falan yaşamamış maazallah :)

Rüyacı dedi ki...

İşte toplumsal paranoya böyle oluyor. Çok neşeli bi hikayeydi teşekkürler :-)

beenmaya dedi ki...

siz aksiyon filmi çevirmediğinize eminsiniz değil mi ya da ne bileyim psikolojik bir deneyin denekleri falan...

Agnus Dei dedi ki...

@Kutup zencisi,Şimdi insanlar emekli olunca mal canın yongası oluyor sanırım bu atraksiyon olayları ondan oldu ...Dedim ya gülerek cana geleceğine mala gelsin gibi bir laf var apartmancak pışıııkkk dediğimiz bir dönemdi....

@Rüyacı,her akşam haber diye üçüncü sayfa haberleri dinlemek insanı azda olsa paranoyalara sürüklüyor...Benim işim şehirde yaşamak hikayelerimde buna dair...Pek çok neşeli hikayede buluşmak ümidiyle...

@Beenmaya, canım benim olayın tabiatı buydu fazlası yok eksiği var...Eksikleri yazsam tam tezlik olucaz...

Teşekkürler yorumlar için

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Portakalmavisi bir; hüzünleri dibine kadar yaşamadan terketmeyen, sonrasında da ardına dönüp bakmayan hüzünbaz zamanlar cambazı....

pin

yukarı